Kayıtlar

2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

2021 Dilek Listesi

Resim
  Sabah sabah dileklerimle uyandım kesin en saçma olanı düşünürken dilek kapım açık olacak ve bütün yıl neden onu diledim diye sızlanacağım! Herkesin de istediği gibi en başta sağlık! Mutluluk, huzur, kahkaha istiyorum ben de sevdiklerimle tabiki! Bunların yanında minik minik isteklerim de var. Mesela kıvırcık saç! Her yılın son günü saçlarımı kıvırcık yaparım ki belki yeni yılda kıvırcık saçlı olurum diye, olmaz mı? Bu da benim totemim.  Yeni yılda aşırı  iyi araba  sürmek istiyorum! Şöför Nebahat kim ki ?!   Böyle böyle liste uzamadan sizlerin yeni yıl dileklerini sorayım, neler ? Ne istersiniz 2021’den?  Arkadaşım uyandığına 20 kilo vermek istiyor mesela. Güzel dilek! Mantıklı bende bi 4 kg vermeyi dilek olarak ekledim listeme. Yeni yıldan değil de kendimizden istiyoruz değil mi? Kendimiz yapacağız istediklerimizi ama en azından ondan istiyor gibi yapınca daha bi kolay geliyor kulağa. Psikolojik olarak da yük hissetmiyoruz omuzlarımızda ama hepsini yapac...

Okudum: Deli Kız

Resim
  Deli kitabıyla bağlantılı ama devamı olmayan bir kitap.  Öncelikle emeklere sağlık diyerek konuya başlamak istiyorum direkt.  Aslı ile Kadir... Kadir Emre’nin yanında çalışan personeli, Aslı Kadir’in sevgilisi Pınar’ın kuzeni.. Kadir sevgilisine çok aşık, Pınar üniversitede okuyor Kadir üniversiteyi kazanamadığı için Pınar ondan gizli gizli utanıyor. Neyse bir gün Pınar ağzından buluşmaya çağırılan Kadir kafası güzel bir şekilde gittiği buluşmadan oraya gelenin Aslı olduğunu baskın yapan polislerle öğreniyor ne olup bitti demeden kendisini Aslı işe evli buluyor. Aslı içten içe Kadir’e çok aşık ! Ama Kadir de ne aşk ne para var. Sırf ev geçindirmek için abisinin yanında madende çalışmaya başlıyor, Aslı’yı boşanmaya ikna edemiyor Aslı herkese yalan söyleyerek birlikte olduklarını söylüyor. Derken aradan geçen zamanla Kadir Aslı’ya sevgi beslemeye başlıyor ama nasıl :) Aslı’nın nasıl buluşmaya geldiği ve rahatsızlığının sebebi zamanla ortaya hazin bir şekilde çıkıyor....

Pazar Kahvesi

Resim
  İçildi mi pazar kahveleri ? Çalışan, çalışmayan herkes kendisine bir yarım saat ayırdı mı bu pazar ?  Bizden daha önemli bir şey olmadığı hakkında anlaşmıştık sizinle değil mi ? Biz iyi olmazsak çevremizi de mutlu edemeyiz. Biz iyi olmazsak sevdiklerimizi koruyamayız, onlarla sağlıklı vakit geçiremeyiz. Peki iyi olmak kahve ile mi oluyor ? Belki evet, nerden biliyorsunuz kahvenin size iyi gelmeyeceğini ? Kahve; kanser riskini azaltır, ağrı kesici etkisi vardır, kolay nefes almayı sağlar... Bunların yanında kendini mutlu hissetmeni sağlar. Kahve mi çay mı seviyorsunuz ? Çay sevip de bana karşı çıkıyorsanız çok bozulurum haftada bir gün bir kahve için diyorum ayıptır içmemek. Ki kendim için de asla değil. Ben zaten her gün en az iki türk kahvesi iki filtre kahve içiyorum. Ama bu pazar kahvesinin amacı farklı! Pazar kahvesi tek başına, telefona bakmadan, dışarıyı izleyerek içilen bir kahve.  Aman işteyim, müsait değilim demeyin her işin bir molası var. Kendinize bir kahve ...

Okudum: Müthiş Psikoloji

Resim
Normalde böyle kitapları seçmekte çok zorlanıyorum. Hem meraklıyım hem çok tanımsal olduğu zaman sıkılıp okuyamıyorum ama kitapları yarım da bırakamam. Kısacası beğenmediğim zaman eziyet oluyor maalesef. Buna benzer bir iki tecrübem oldu ve kitapları bitirene kadar mahvoldum :) Birde ben toplu taşımada kitap okuyorum of ki ne of! Neyse sonuç olarak bu sefer başarılı bir seçim yapabildim kendimce. Kitap tatlı ve öğretici. Kısa kısa örnekler üzerinden ne yaparsak ne demiş oluruz diyerek sıkılmamızı engelleyerek merak duygusunu tetikleyip bizi içine çekmeyi başarmış.  Mesela çözüm bulmak konusunda iş arkadaşınıza yardımcı oluyorsunuz tamam ama aşırısı bencillik olur ona kendisini başarısız hissettirirsiniz demiş. Bu bilgi beni hem şaşırtmış hem de aydınlatmıştı çünkü ne kendim ne başkası için hiç bu açıdan düşünerek adım atmamıştım. Evet yardımcı olmak güzel ama içten içe sen yapamazsın mesajı verdiğimiz de oluyormuş ve bir yerde en hoşlanmadığımız şeyi karşımızdakine yaparak onun özg...

Eski Türk Dizileri

Resim
 E ben eksik kalmayım bu mim’den dedim. Hem çok duygusal değil mi ? Ben küçükken mesai yapar gibi haftanın her günü bir dizi takip ederdik hatta iki dizi. O zaman akşam haberlerden sonra iki dizi gösteriliyordu ya :) Yanlış hatırlamıyorsam pazar günleri yeni bölüm olmazdı o zaman da sıkılırdık. Şimdi hala her gün dizi takip edenler vardır ama eskisi gibi çok sayıda olduğunu düşünmüyorum.  Dizilerin süreleri o kadar uzadı ki, bütün vaktini vermek çok mantıklı gelmiyor. Hem internet dizileri falan derken istediğin saatte istediğin yerde izlemek varken neden her akşam tv başına oturalım ? Ama tadı damağımda kalan yeri bende çok başka olan favori dizilerimin hakkını yiyemem! Onlardan kısaca bahsetmem lazım. Asmalı Konak ! Dizi izlemeye başlama sebebim; o güzel uyum, entrika dolu hikaye ve samimiyet dolu dizi. Bence çoğunuz izlemiştir, değil mi ? Nurgül Yeşilçay güzelliği, Özcan Deniz doğallığı ile çok güzel samimi bir aile dizisiydi.  Medcezir.. Samimi, doğal, mükemmel kadro ...

Ajanda Nasıl Tutulur ?

Resim
 Ajanda tutmayan bizden değildir ! Şaka şaka :)  Kendim de sonradan edindim ajanda tutma alışkanlığını ama iyiki de böyle bir alışkanlığım olmuş. Önceden günlük tarzı defterlerim vardı, her gün değil de çok duygu patlaması olduğu günler yazardım ki hala öyle.  Ajandaları iş için kullanmayı seviyorum. Önem derecesine göre sıralayıp takip etmek hem unutmamı sağlıyor hem işimi kolaylaştırıyor. Geçen seneye kadar küçük küçük kağıtlara yazarak günlük rutinlerimi takip ediyordum sonra küçük defterler ve ajandaya hızlı bir geçiş yaptım. Alışkanlık oldu defter olmadan eksik bir şey yapıyormuşum gibi hissediyorum. Siz de öyle misiniz ? İşlerinizi unutmamak için yaptığınız özel şeyler var mı ? Küçüklüğümden beri kalemlere olan sevgim ajandalarla birleşince motive sebebim oldu. Ama mümkünse uçlu kalem :)  Evet nasıl tutulmalı ? Tarih tarih, araya motive edici söyler ekleyerek. Hazır ajandalar var benim geçen sene kullandığımı paylaşıyorum sizinle ama 2021 için sade tarihli bir ...

Stresin Düzelttikleri

Resim
 Çok düşünüp cevabını bulamadığım nadir sorulardan biri bu, stres neye iyi gelir ? Her gün streslenecek şeyler buluyoruz, huyumuz kurusun! Bazılarımız bir konuya saatlerce üzülüyor mesela. Yapı diyoruz, huy diyoruz ama kendimize yazık etmiyor muyuz? Etrafımda tanıdığım ve çok sevdiğim insanlar var sabah yaşadıkları stresi tüm gün kendilerine yük ediniyorlar ve bazen o kadar küçük konular oluyor ki bunlar; karşı tarafın umrunda bile olmayan şeyler. Sonuçta vücut bir yerden patlak verip hastalanmamak elde değil! Kendimize en iyi gelen şey moral, kolay mı hayır ama en azından bir yıl sonra ne kadar önemli olacağını düşünüp o anlık üzüntü biraz hafifletilebilir diye düşünüyorum. Stres en büyük düşmanı sağlığın!  Her günün içinde bir güzellik vardır, görmesini bilirsek.  Bazen bir çocuk bazen bir hayvan bazen güler bir yüz bazen gelen güzel bir haber bazen aldığımız bir selam... Neyle mutlu olduğumuza bağlı, çok büyük şeyler değil belki ama minik şeyler de şükür sebebi.  ...

İzledim: Kingsman 1

Resim
 Imdb puanı: 7.7 2014 yapım. Mark Miller ve Dave Gibbons’un çizgi romanından uyarlama. Hızlı, akıcı, anlaşılır bir film. Çok eğlenceli ve kaliteli buldum ben. Seviyorum aksiyon/komedi filmlerini. Konu olarak babasını küçük yaşta askeri bir görevde kaybeden Eggsy’nin gizli ajan olması için geçirdiği eğitim süreci ele alınıyor.  Eggsy babasını küçük yaşta kaybetmiş, annesi de başka adamlarla takıldığı için sinirleri gerilen asi bir genç. İşsiz ve bunu sorun olarak görmüyor çünkü hayattan bir beklentisi yok aslına bakılırsa. Babasını kaybettiğinde aileye bir madalyon veriliyor ve üzerindeki numaradan bir seferliğine yardım istenebilme gibi bir destek sunuluyor. Anne bunu kabul etmediği için madalyon Eggsy de kalıyor. Eggsy yine başını belaya soktuğu için nezarete atıldığında yardım için madalyonda yazan numaradan yardım istediğinde yardıma babasının hayatını kurtardığı Ajan Harry gelir.  Harry, Eggsy’nin babası gibi gizli ajan olma fırsatı sunarak eğitimler için kendisini ad...

Tebrikler Göksu Üçtaş Şanlı

Resim
 Daha ne olsun ! Avrupa Kadınlar Artistik Cimnastik Şampiyonası’ndan gümüş madalya ile döndü daha ne olsun ?! Tebrikler Göksu! 2009 Akdeniz Oyunları’nda atlama masasında gümüş madalya ile ülkemize bu dalda ilk madalyayı getiren isim kendisi. Genç yaşında emekleri ile bizi gururlandırdığı için kendisine teşekkür ederiz!  Daha çok başarılı seneler olsun! Emek verip alınan emeğin kişiye verdiği mutluluk ne güzeldir. Kadın dediğin diye başlayan cümleler başarı ile bitiyor artık daha ne olsun?

Okudum: Deli

Resim
 Yazar: Gülsen KILIÇASLAN ‘Bir deli bu kadar yakışıklı olabilir miydi ?’ Tam bir komedi,aşk,dram dizisi tadında.  Aslında yaşanmış hikayeleri severim genelde. Bana bir şey katacağına inandığım kitapları; kendi okuma tarzına göre bulduklarımı okurum. Bu kitap bir arkadaşımın önerisiydi devamı da varmış bakalım :)  Emre ile Elif... Başta ikisi içinde çok zor olan bir ilişkiydi aslında. Ne Emre Elif’i istiyor ne Elif Emre’yi. Emre çocukken yaşadığı bir olay sonucu kadınlardan korkuyor ve onlara yaklaşamıyor dolayısı ile hayatına bir kadın almayı bırakın aynı ortamda bulunmayı bile istemiyor. Elif markette çalışan tek düze hayata sahip cesur ve zeki bir kız! Tuttuğunu koparanlardan. Canı da yansa inandığı gerçeklerden vazgeçmeyen Elif dayak da yese evde kardeşi Tufan’a demediğini bırakmıyor. Tufan da çok mantıklı bir kardeş değil zaten :) şımartılanlardan. Aile erkek çocuk sevdiği için ablası ile Elif’ten ziyade Tufancılar. Emre’nin babası Emin amca ise dünya tatlısı ve hasta...

Okudum: Şeker Portakalı

Resim
 Şeker Portakalı Yazar: Jose Mauro de Vasconcelos Çeviri: Emrah İmre Şeker Portakalı gibi tatlı kitap sayısı çok az. Sağda solda alıntılarını görüyorsunuzdur, hepsini alıntı yapsalar hak vermem diyemem. Her okuduğum kitabı övüyor gibi olmasın lütfen, sevdiklerimi yorumlarken daha rahat yazıyorum sadece. Bir de sevdiğim tarzların fakındayım ve seçimlerim genelde ona göre oluyor. Her çeşit okumaya özen gösteriyorum ama tarzıma uymayanları aralara serpiştiriyorum, yalan yok. Neyse konumuz Şeker Portakalı. Yani; Zeze! Yazarın çocukluğunda da alıntılar varmış kitapta, okuduktan sonra öğrendim bu bilgiyi de. Zeze hayal gücü geniş ve aşırı yaramaz bir çocuk. Bunların yanında bir o kadar da duygusal bir yapısı var. Ben gözümde onu o kadar tatlı canlandırdım ki; yaramazlıklarına kızdığımı söyleyemem ama ailesi çok kızıyor. Okumayı küçük yaşta tek başına öğrenir ve okulda çok başarılı bir öğrenci olur; o kadar ki yaramazlık yaptığına öğretmeni asla inanmak istemez. Yeni bir yere taşınmak zor...

Çekiliş mi varmış ?

 Arkadaşlar kitap okumayı sevenlere güzel haber verip kaçacağım :)  https://depresifpatates.blogspot.com/2020/12/100-yayin-ozel-cekilis-otostopcunun.html?m=0 Sayfasında çok güzel bir çekiliş var! 5ciltlik bir seri, koşun inceleyin ama ben de katıldım inşallah bana çıkar :) Söz okuyup size gönderirim! Haydi sayfaya !

İzledim: Starwars

Resim
 Hala izlemeyen kalmış mıdır ? Şahsen ben de geçen sene izlediğim için kaçırmış olan varsa diye yazmak istedim çünkü benim en en sevdiğim film olur kendisi! Kurgusu, oyuncuları, anlatımı şahane! Starwars efsanesi 1977 de başlamış olup üçleme şeklinde belirli aralıklarla yayımlandı. Ana hikaye tamamen işlenmiş olup genişletilmiş galaksi olarak yan karakter filmleri çıkıyor. Galakside yaşananlar kurgusal olarak ele alınmıştır. Jedi lar, kurgulanmış robotlar arasındaki güç savaşlarıdır esasen.  ‘May the force be with You’ İçlerindeki gücü yönlendirmelerine göre yapılan iyi kötü ayrımı var. İyilerin galakside huzur sağlamaya çalışması ve içlerindeki gücü keşfedip kullanma yeteneklerini ele almıştır. Temel altı filmde Güç'ü iyilik için kullanan Jedi’ler  ile galaksiyi ele geçirmek amacıyla karanlık tarafa geçmiş Sithlerin   mücadelesi kurgusal yollarla ele almış olup gelişen teknolojiye o kadar güzel ayak uydurdular ki ilk üçlemeden sonra bunu açık bir şekilde farked...

Sporda Cinsiyet mi Olurmuş ?

Resim
Siz cinsiyet ayrımı yaptıkça bizde önünüzde dimdik duracağız. Aynı canım Buse gibi! Tebrikler Buse TOSUN!  Milli güreşçi Buse Tosun dünya ikinci oldu! Haberin güzelliğine bakar mısınız ? Arada güzel şeyler de olmuyor değil, hep mi hastalık konuşacağız biraz da kadının gücünden heyecan duymayalım mı ?  Hani kadınlar için kurulan belirli kalıplar var ya hepsini tek tek kırıyoruz, kıracağız. Siz neyi yapamaz derseniz biz orda en önce olacağız kadın olarak. Bu güç gösterisi asla değil, bu kalıplarda durmaktan sıkılma. Ne demişti  Herakleitos; ‘ Değişim ,  değişmeyen tek  şeydir’  .  Dünya değişiyor fakat bazı kafalar değişmemekte ısrar ediyor. Evet kadın erkek her konuda eşit olamıyor bence. Şimdi kalkıp de ‘buzdolabını taşıyın madem eşitiz’ demeyin çocuklar gibi! Ama kadın dediğin evinde oturmadığı gibi her alanda başarılı işler yapıyor!  Sporda cinsiyet olmaz! Bunun en güzel örnekleri alınan başarılar bayan voleybol takımları, basketbol takımları ve...

Günümüz Hastalığı Teknoloji

 Günümüz bir diğer hastalığı teknolojiye bağlı agrasiflik ! O kadar bağımlıyız ki telefondan başımızı her kaldırdığımızda biraz daha sinirli oluyoruz. Belki farkındayız belki değiliz ama olan tamamen bu. Başka insanların sosyal medya paylaşımlarına bakıp bakıp içimizden farkında bile olmadan aynı hayatlardan istiyoruz, gerçeğe döndüğümüzde rüyadan uyandığımıza sinirlenip içerliyor ve etrafımızdaki insanlara öfkeyle yaklaşıyoruz.  Bende de bu böyle, telefondan her başımı kaldırdığımda en az 10 dakika anlamsız üzgün ve anlamsız gergin oluyorum. Kendim de bilinçaltımın ne istediğinin farkında değilim aslında. Işıltılı paylaşımlar görüp sade hayatıma farkında bile olmadan hüzünle dönüyorumdur. Aslında sosyal medyada gördüklerimiz illaki perdenin önü, arkasında yaşananlardan habersiziz. Biliyorum ki herkesin derdi içinde ama o gösterişli paylaşımlar yok mu insana bağımlılık yapıyor. Hele yaşça küçük çocukların teknolojiye alışması ve bunun bilincinde olmadan gergin bireyler haline ...

Okudum : Piruze

Resim
 Şam’da bir Türk gelin...  Net söylüyorum ilk 100 sayfa ‘Ben ne okuyorum?’ Diye sorgulayarak geçti. Kitabın beni çekmesi uzun sürdü ama sonrası elimde bırakamadım. Ah ne çektin Piruze!  Aşk o kadar güçlü bir duygu ki, aşık olduğumuz zamanlarda ne yapıyoruz neden yapıyoruz nasıl yapıyoruz düşünmeden hareket ediyoruz. O an yapılan her hareket dünyanın en mantıklı ve en doğru hareketi gibi gözüküyor gözümüze.  İşte Piruze aşık olmuş, gözlerine aşktan perde inmiş ve sonrasında çok acılar çekmiş bir kadın. Hikayesi çok iç ezici. Babasının işi gereği sürekli farklı ülkelere giden bir aile ve artık yer değiştirmekten arkadaş edinemeyen Piruze’nin en sevmediği yerde yani Şam’da aşık olup ani bir kararla evlenmek istemesi ile başlıyor. Aşık kızımız Piruze kim ne derse desin dinlemiyor, mantıklı bulmuyor ve evlenmekte diretiyor. Wassim de yakışıklı esas oğlan ! İlk başlarda aşk adamı olan Wassim evlendikten bir süre sonra babasını kaybedince annesi ile yaşamaya karar verene ka...

En Yakın Arkadaşım Kendim

 ‘Bir yer bulalım dünyadan uzak’... Bazen kaçıp gidesiniz gelmiyor mu ? Bazen benim de kaçıp gidesim geliyor ama düşüncelerim benimle gelecekse bir anlamı yok kaçmanın. Nerden kimden neden kaçıyoruz o zaman ? Bizi asıl yoran düşüncelerimiz yani biz kendimiz değil miyiz ? O zaman kaçacak yer yok, üzgünüm... Bize bizden iyi gelen ne var bu hayatta ?  Bizi üzen sadece biz kendimiziz, başkası değil. Unutmak istediklerimizi unutmayıp müdehale gücümüzün olmadığı şeylere ağlıyoruz. İnsanız, yaparız . Ama bi yerden sonrası bize de fazla aslında. Bazen bencillik gerekli, ben iyi olmazsam çevremdekiler iyi olmaz demeli. Kolay mı ? Aslında kolay. Ama bize zor gelen şey üzüldüğümüz şey elimizden alınınca boşlukta kalma korkusu. Herkes kendisine dürüst olsun ve bugün kendisini üzdüğü ne varsa elinden gelenden ne var ona karar versin.  Dünyadan uzak tek yer kalbimiz ve aklımız..  Sevgiyle, sağlıkla... 

Denedim: Garnier Temizleme

Resim
 Çok makyaj yapan biri olmamakla beraber cilt temizliğine çok dikkat ederim hepiniz gibi.  Çok söylüyorlar her yerde, cildimiz gece uyurken bile bakterilerden dolayı kirleniyor daha doğrusu bakteri topluyor. Mesela vücudumuzun en çok kirlenen kısmının saçlarımız olduğunu öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Sonra neden şaşırdığıma şaşırdım orası ayrı :)  Evet konudan dağılmadan direkt çok beğendiğim bir ürün için fikirlerimi paylaşmak istedim ki ola ki merak edip araştıran olursa fikir olsun. Benim cildim karma; ne çok yağlı ne çok kuru. Normalde ayda bir çıkan sivilceler bu ara biraz sık aralıklarla çıkmaya başladı gerek pandemiden dolayı kullandığımız maskeler gerek stres buna neden oluyor diye düşünüyorum.  En sevdiğim temizleyici ürün ise garnier temizleme; ister peeling şeklinde ister direkt bekletmeden temizleme şeklinde kullanılabilen  Ben genelde ıslak cilde sürüp 5-6 dakika bekletip yıkayarak kullanıyorum ve inanın tertemiz yapıyor cildi. Sonrasında mutlaka ne...

İzledim: Eltilerin Savaşı

Resim
 Şahanesin Gupse Özay... İzninizle önce Gupse hanımı övmek istiyorum :) Zeki, güzel, komik ve çerkes daha ne olsun. Torpilli gibi değil mi sizce de bu kadar özellik bir kadında toplanmış valla bravo!  Diğer bütün oyuncular da enerjilerini yansıtmışlar. Sosyal medyada takipte iseniz görmüşsünüzdür birbirleri ile nasıl güzel anlaştıklarını. Türk filmi hele Türk komedi maalesef beğenmiyorum ama Eltilerin Savaşı ciddi güzel. Kendisinin de söylediği gibi çok güzel gözlem yapmış çok güzel işlemiş günümüz akrabalık ilişkilerini. İki adet birbirinden güzel elti bir o kadar da birbirinden farklı yapıda. Ah Sultan! Sen ne tatlısın :)  ‘İlk gelinim annem beni daha çok seviyor’ ‘Bizim bi akraba vardı ama senin gibi değil o çok güzel.’ Eltisini ve sonradan geldiği için ön planda olmasını kıskanıp onun üzerindeki ilgili almak için ne fenalıklar ne fenalıklar :) Uzun süredir bir filme bu kadar gülmemiştim. Tam bir aile filmi, şiddetle tavsiye ediyorum lütfen izleyin eğer hala izlemediys...

İzledim: Prestij

Resim
 2006 yapım olmasına rağmen yeni izledim ve benim gibi hala izlemeyen bir kitle var ise diye düşüncelerimi paylaşmak istedim. Baştan belirteyim Hugh Jackman başkadır, yazacaklarım bunun önüne geçmesin :) Film genel anlamda güzel,anlamlı ön kabul olarak bunu alabilirsiniz. Fakat herkesin tarzı farklı olduğu için şöyle söyleyeyim benim film zevkime göre biraz ağır geldi. Yavaş akıyor ve sürekli bir kandırma içerisinde iki yakın arkadaş.Kandır kandır nereye kadar ?! Evet sihirbaz olmaya çok hevesli iki yakın ve hırslı arkadaş var. Bir tanesi evli ve onun eşi de yardımcı sihirbaz :) Bir gösteri esnasında Hugh yani Robert eşini kaybediyor, bundan sonra işin rengi değişiyor çünkü bu ölüm arkadaşının yanlış attığı düğümden mi oldu yoksa öyle olmadı mı belli değil. Robert sordukça arkadaşı bilmediğini söylüyor o anın paniği ile eline attığı düğümü unutuyor. Robert deliye dönerek araştırmalara giriyor. Bundan sonrası ikisinin de hırsları ile kendilerini kanıtlama, birbirlerinden daha iyi ol...

12 Aralık Mağazacılar Günü

Resim
 Mağazacılar günü olmadığını düşünmeniz beni üzer :)  Herkesin bir günü olduğu gibi mağazacıların da var. Kutlamayalım mı ? Kutlu olmasın mı ?  Hele hele şu dönemde söylemek istediğim birkaç şey var mağazacılık ve mağazacılar hakkında. Her meslek grubunun kendisine ait zorlukları var. İnsanla uğraşılan, insanın olduğu her şey olduğu gibi mağazacılık da zor bu noktada. Bizler tüketici konumuna geçtiğimizde kendimizi kaybederek kendi iş hayatımızda yaşadıklarımızı unutarak sıfır hatalı hizmet bekliyoruz. Kaliteli hizmet beklemek ile hatasız hizmet beklemek birbirinden çok farklı şeyler. İnsanız hatalarımız olur, eksiklerimiz olur, olmaz diye bir şey asla yok ama kabul; en az hata ile çalışmak ve profesyonel olmak zorundayız. Fakat bu bir anda olabilen bir şey ne yazıkki değil. Sorunlarımızı kapı dışında bırakmayı öğrenmek de zaman isteyen bir yetenek. Gülümsemek özellikle hizmet sektörünün başlıca yapı taşı! Gün oluyor çok ciddi problemlerini geride bırakarak gülümsemeye ça...

Okudum: Aşk Satar

Resim
 Şebnem hanımdan özür dileyerek başlayım çünkü çok da içime sinen bir kitap olmadı.  Yazarın Çevrimdışı Aşk isimli kitabını okumuştum bayılarak. Sonrasında bu kitabını da merak ettim ama onun kadar çekmedi beni içine. Şebnem Burcuoğlu aslında çok güncel çok anlaşılır dille yazıyor kitaplarını. Tam ağır kitap okumak istemiyorum ama kafam da dağılsın diyorum dediğiniz dönemlerde okumalık bir tarzı var genel olarak. Ama bu kitap bir sonraki adımını tahmin ettirdiği için çekmedi beni. Ama konu güzel mi ? Tabiki evet. Genç kızımızın erkeklere bakışı, çapkın erkeklerimizin kızlar hakkında düşündüklerinde aslında haklı olmadığını kibarca anlatıyor. Çapkın Furkan kızı kendi yakışıklılığı ile ayarladığını düşünürken aslında kızımızın ona yaklaşmak için yaklaştığını ikisinin dilinden de sırayla bölüm bölüm okuyoruz. Okurken de Furkan’a baya gülüyoruz :)  Genel olarak ağır romanlardan sonra gider, stresli anınızda gider ama çok çok büyük beklentiler olmasın. Kadın olarak hepimizin t...

Yere Düşen Yapraklar

Resim
 Kıymet mi bilmiyoruz, farkında mı değiliz sahip olduklarımızın ? Mesela maske takmaya başlamadan önce maskesizliğin kıymetini kaç kişi biliyordu ? Hastanede çalışanlar ve hasta olanlar hariç. Şimdi maske takmaktan dem vuruyorken kaç kişi sağlıklı olduğu için ve kendisini tedbirlerle koruyabildiği için şükrediyor. Bazı iç huzurlar bakış açımızla alakalı. Eğer hala iyiyseniz ve yerdeki yapraklara basarak yürüyebiliyorsanız şükredecek çok şeyiniz var demektir. Polyannacılık oynamıyorum hayır, aşırı memnuniyetsiz insanlara kızıyorum. En ufak sorun bile denmeyecek konuları kocaman yapıp enerji alanlara kızıyorum. Neler var üzülecek derken incir çekirdeği geliyor aklıma.  Covid-19... Çok canlar yaktı, yakmaya da devam ediyor. Peki hijyene dikkat eden, tedbirlere uyan kaç kişi var? Bence parmakla sayılacak kadardır ki hala günden güne artan vaka sayıları ortada.  Peki kaç kişi kendisine dikkat ederek sevdikleri ile devam ettiği için şükrediyor. Söylenmekten şükretmeye vakti kal...

Okudum: Kürk Mantolu Madonna

Resim
 Sabahattin Ali...  Dili ağır olur okuyamam diye korktuğun ama bir solukta okuduğum bu şahane kitabı lütfen okuyun... Çok güzel, samimi bir aşk hikayesine şahit olmak için okuyun. O kadar naif bir anlatımı var ki sanki karşınızda biri size anlatıyormuşçasına bir tad bırakıyor damağınızda. Raif efendinin efendi bir hikayesi. Yazmak ona çok iyi gelmiş ve gençken yaşadığı aşkı, Maria ile nasıl tanıştığını anlatmış.  Sessiz sakin kendi halinde bir adam Raif efendi. Değişik bir gizemi var bu sessizliğin altında. Aslında içinde fırtınalar kopan ama yaşadıklarından sonra dışarıyı asla umursamayan bir adam. Karşısındakini bir bakışta anlayabilen, duygularını derinsen yaşayan..  Maria insanların sevgisine güvenmeyen ama bir şekilde Raif ile aşk yaşayan ve yaşadığının aşk olduğunu yolları ayrılırken anlayan güzel mi güzel, akıllı bir kadın.  Hikayeleri en güzel yerinde yollarının ayrılması ile yarım kalıyor ve birbirlerinden haber alamıyorlar ta ki seneler sonra Raif efen...

Siyah ile Beyaz Arasındaki 7 Farkı Bulunuz

Resim
 Evet mavi ile yeşil.. Sarı ile turuncu.. Mor ile bordo..  Siyah ile Beyaz.. İlk üçünün arasındaki fark ne ise siyah ile beyaz arasındaki fark da o kadardır. Renktir, tondur, yazılıştır farklı olan. Kullanılan harflerdir farklı olan. Bu iki renk için fark yaratanlar ile yaratmayanlar arasındaki fark nedir peki ? İnsanlık.. Hiçbir kimse bir başkasını ‘insanım’ demek durumunda bırakamaz!  Bugün birçok tweet okudum, destek yazılarıydı hepsi.. Bu kadar destek yazılarının içinde hala şaka yapabilenler de vardı, yazık...  Hasan Minhaj isimli komedyenin gösterilerini izlerken bir gösterisinde dediğinden çok etkilenmiştim; ‘bir sabah kalktığımda beyaz olmak istiyordum.’ Bunu gülerek güldürmek için söylemesine rağmen ne kadar iç ezici olduğunu kaç kişi anlamış olabilir ? Kendi kahkahalarından kalplerinin sesine kulak vermişler midir? Neden küçük bir çocuk bunu istemek zorunda bırakılmıştı ?  Her zaman aynı konular farklı noktalardan çıkıyor açığa. Oysa gerçek çok net değ...

Okudum: İnsan Ne ile Yaşar

Resim
 Bu nasıl güzel bir kitap nasıl güzel bir anlatımdır yahu.. İlk hikaye ile sizi kendine çeken bir anlatım. Küçük küçük hikayelerden oluşan kısa bir kitap ama şahane! Küçük küçük hikayelerle büyük mesaj vermişler, anlayana... Aç gözlü olmayın demiş bir hikayesinde, küçümsemeyin demiş diğerinde. Ama bunları öyle bir söylemiş ki okurken sizi kalbinizden vurmuş. İlk hikayesinde bir ayakkabıcının hikayesi var, deri ayakkabı yapan inancı kuvvetli bir ailenin üzerinden yanlarına çırak olarak gelen sessiz ve evsiz bir çıraktan aldıkları anlamlı bir ders.  Daha sonrasında azla yetinmeyen bir çiftçiden bahşediyor. Daha fazla kazanayım derken başına gelenler, yetinmenin önemi.. Çeviri güzel, anlatım sade verilen dersler öğretici.. Kısa ve öğretici niteliğinde olan bu kitap bir günde okunabilir, kitaplığınızda olması gereken bir tür. Okuyun , okutturun...

İzledim: Platform

 Hala izlemeyen kaldı mı bilmiyorum ama kendi fikirlerimi belirtmek istedim. Çok önerdikleri için izledim ama hüsran... Nedendir bilmiyorum ama ben beğenemedim. Verilmek istenen mesaj çok güzel ama izlenen yol biraz uzatmalı geldi bana. Sınıf farklılıkları, üst kesimin alt kesimin yaşadıklarını nasıl anlatılır diye düşünüp ele almışlar. Sırf o yere girebilmek için form doldurtmaları ve içeri aldıklarında kademe kademe aç bırakmaları... Evet, empati önemli ama bunu anlatmanın yolu bu mu olmalıydı kararsızım.  İşe alımda çalışan kişinin platforma girmesi orda olayı anlayıp üzülmesi ve ölmesi! Yahu dışarı çıkamadı ki sistemi değiştirsin! Çocuğuyla, evcil hayvanıyla platforma gelenler..  En son çocuğu yukarı gönderip ‘Ne haldeyiz bakın görün’ mesajı.. Ciddi ciddi beğenmedim ama emeğe sağlık tabiki. Yine de izlenmesi gerekir ki fikir dünyamıza bir şey katsın.

İzledim : Parasite

Resim
Film konusunda seçici olduğumuz için imdb ile seçiyorum son zamanlarda. O kadar tükettik ki seçmek de zor oluyor. Disney plus bize gelene kadar böyle devam sanırım. Güzel filmler de tükendi artık.  En son yüksek imdb Li Parasite gözüme ilişti; yorumlar güzel, puan güzel, konu değişik diye izlemeye karar verdik. Fakir, bodrum katta yaşayan iki çocuklu bir ailenin para kazanmak için gelebildiği noktalar. Üniversite kazanmadan mezun belgesi ile özel ders vermeye başlayan çocuğun kız kardeşini de o eve başlatması derken kızın babasını şöför olarak aldırması ve babanın da eşini hizmetli olarak aldırması. Bunların hepsi çeşitli planlar çeşitli kurgularla oluyor tabiki!  Derken olay içinde olay çıkıyor evin bilinmedik sığınağını mı söyleyim eski hizmetlinin de ortaya çıkan yalanını mı seçemedim! Güzel mi ? Güzel.. Sürükleyici fakat asıl anlatmak istediği sınıf ayrımını tam anlatamadığını ne neticelendiremediğini düşündüm ben. Ben de bıraktığı his biraz yarım kaldı. Soru işaretlerim v...

Okudum : Olmasa da Olur

Resim
Benden Ne Olur isimli kitabın devamı.  Aslı Kızmaz bu kitapta da ilk kitaptaki gibi sürükleyici bir dil kullanmış. Eğlenerek okudum !  Fakat bir minik notum olsun ilk kitabın tadı çok başka gelmişti bana. Yani ikinci kitabı meraktan okudum ama ilki kadar enerjik değildi. Yine de okumanızı öneririm ki hikaye nasıl bitiyor öğrenin diye. Sertab balımız burnunun dikine gitmeye devam ediyor bu kitapta da. Aklına esen neyse onu yapıp en yakın kız arkadaşlarına anlatıyor. İki kitabın en sevdiğim yanı en yakın kız arkadaş kısımları oldu. Ne olursa olsun yan yana olmaları herkesin istediği ama sahip olamadığı grup. Sizlerin var mı her zaman yanınızda olan arkadaşlarınız? Benim çok arkadaşım var ama sadece arkadaşım sanırım :)  Konudan sapmayayım, bazı kitaplarda devamını okumayın pişman olursunuz derim ama bunu okuyun. Emeğe sağlık...

Okudum : Benden Ne Olur

Resim
Kafam çok dolu dağıtmam lazım diyorsanız buyrun size öneri!  Günlük konuşma dili ile gayet tatlı sürükleyici bir kitap! Ah Sertap ah ! Dedirten cinsten. Hazır filmi de çekilmişken kitabını da okuyun derim. Sertab balımızın kendine has kişiliği, attığı adımlar ve aldığı kararlarla yürüdüğü yolun hikayesi. Hayatına girenler ve hayatından çıkamayanlar tam bir ‘aaa bu ben değil mi ya?’ Diyerek okuyacağınız bir hikaye. Aslı hanım kendi gibi doğal kitabını sunmuş bizlere. Ön yargı ile aldım, ‘yine bir ünlü kitabı’ diye düşündüm ;kabul! Ama sonuçta ciddi anlamda keyif aldım ki diğer kitabını da okudum. Onu sonra anlatacağım, önce bunu bir okuyunda :) 

Okudum: Gülseren Budayıcıoğlu

 Şahane kadın.. Evet direkt şahane olduğunu belirtmek istedim. Bütün kitaplarını izler gibi okudum. O kadar ki uyarlama dizileri izleyip kafamdaki sahneleri silmek istemiyorum. Öyle naif anlatmış ki kendinden bir şeyler bularak, kendini tedavi ediyorsun. Yeri geliyor neler yaşanıyormuş diyerek bakış açını gözden geçiriyorsun. İlk Kral Kaybederse isimli kitabını okuyup diğer bütün kitaplarını okumaya karar verdim ve kütüphanem için satın aldım. Etrafımdaki herkese öneriyorum ısrarla anlatıyorum ki herkes kendine bir dönüp bakma fırsatı yaşasın diye! Gülseren hanım konuşur gibi tane tane oldukça basitleştirmeye çalışarak terapi yapıyor sizinle. Karşısına oturup dinliyorsunuz resmen ! Destek almaya gidemeyen ama bilmesi gereken şeyler olduğunu düşünen herkes lütfen okusun diyorum. Kırmızı odası gözümün önünde canlanıyor, hiç tanımıyorum ama bir o kadar da çok tanıyor gibi hissediyorum. Ayrıca memleketim Didim ile olan bağlantısı da beni ona bir adım yaklaştırmadı değil :) Bizlere sund...

Neler Öğrenmedik ki ?

Resim
Neler neler öğrendik ve daha neler öğreneceğiz kim bilir ?.. Bazı şeylerin ne kadar kıymetli olduğunu ne zor yollardan öğreniyoruz. İlla düşüp dizlerimizi kanatmamız, ellerimizi parçalamamız gerekiyor kıymeti görmek için. Kim derdi ki bir kahve içmeyi özleyeceğiz aynı şehirde hatta belki aynı ortamlardayken ? Kim derdi ki parklarda yürümeyi, temiz hava almayı özleyeceğiz ? Mesela hiç düşünür müydünüz zaman gelecek ve aslında boş boş AVM dolaşmanın ne kadar da lüks olduğunu anlayacağız ? Şimdilerde bir yerden bir yere yürümeyi özler olduk. Çok değil üç haftada değişti her şey ve biz yüz yüze konuşamaz olduk. Şimdi istesek de tokalaşamıyor, büyüklerimizin elini öpemiyoruz. Çok istesek de yarım saat dışarıda oturamıyoruz. AVM'ler kapalı, parklar kapalı, elinde olan evlerinde oturmak zorunda; elinde olmayan işe gidip direkt evine dönmek zorunda. Misafirlikler yasak. Toplanmak, yakın durmak, aynı ortamda bulunmak, tokalaşmak yasak. Neden ? Koronavirüs... Çok üzücü bir salgın.....