Kayıtlar

Okudum: Ferrari’sini Satan Bilge

Resim
 Yine eskilerden bir kitabı okuyup geldim! Ve yine evet şahane demeye geldim, yazıp gidiyorum :)  Bazı kitapları okumaya geç kaldığımı okurken fark ediyorum ve bu kitap da onlardan birisi. Okuyanlar gülümsüyor şuan hissediyorum :) Herkesin kendisini eleştiriceği ‘evet ben de böyle yapıyorum’ veya ‘ben bunu neden düşünemedim’ diyeceği bir eser. Eleştirmek haddime değil diye düşündüklerimden! Akıcı, sade bir anlatıma sahip olup hayatınıza yön vermenizde size yardımcı olacak, yol gösteren bir yardımcı diyebilirim. Ya da ben kendim adına doğru dönemde okudum bu kitabı. Kendimi eleştirdiğim, kendime yol vermeye çalıştığım, kendimi sorguladığım bu aralar bana ilaç gibi geldi.  Genel anlamda olumlu düşünmenin, zamanı verimli kullanmanın, hayata bakışımızın daha olumlu olmasının hayatımızı olumlu etkileyeceğini anlatmış. Bunu öyle naif anlatmış ki her kelimesine katılıyorum. Önem derecelerimize göre sıralamalarımızın ne kadar önemli olduğunu, küçük hayır’ların evet’lerimizi daha ...

Okudum : Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Resim
 Yazar: Grigoriy Petrov Uzun süredir baş ucu kitabım olan Beyaz Zambaklar Ülkesinde an itibari ile bitmiş bulunmakta. Gururla sunuyorum. Neden gururla sunuyorum ben mi yazdım? Hayır ama olsun okudum. Bu da bir gurur değil mi ? Bence öyle. Her yerde belirtildiği gibi kendisi Atatürk'ün önerdiği kitaplar arasında olduğu için hepimiz için yeri ayrıdır. Benim için öyle en azından! Uzatmadan başlıyorum, şahane. Bu kadar yazarmışım, nasıl olur :) Uzun süredir kitap yorumu paylaşmıyorum ama okuyan arkadaşlarım biliyorlar ki çok detaya girmeyi tercih etmiyorum, okunsun istediğim için spoiler vermekten çok korkarım. O sebeple hissettirdiklerinden bahsetmek istiyorum. Hissettirdiği de çok net: güzellik. Özellikle şu içinde bulunduğumuz dönemde okurken en ihtiyacımız olan duyguları hissettiriyor; birlik, beraberlik, güzellik. Finlandiya'nın bağımsızlık mücadelesini ele alan kitap mücadele nedir, nasıl yapılır kısımlarını öyle güzel anlatmış ki okurken içinizden milli duygularınız kapanıyo...

Yanarken Boğulmak

Resim
 Daha neler gelecek başımıza diye sorgulamaya korkmuyor muyuz artık ? Daha ne olabilir diye sordurmuyorum etrafımdaki insanlara. Başlatmıyorum öyle bir cümleye, kuruldukça haddimizi bildirir gibi olaylar oluyor çünkü. Daha neler mi olur, al sana! Deme şekli değil de ne bu yaşananlar?  Yorulduk, yıprandık, yandık, yanarken boğulduk… Bir yanda alevler yaktı canımızı bir yanda sular aldı. Hala kötü olaylar zincirini kıramadık. Gördüklerimiz ve duyduklarımız dışında bilemediklerimizin de var olması içimizi daraltmaya yetiyor maalesef . Daha kadın cinayetleri demedim ama okurken aklınıza geldiğine çok eminim. Hatta ‘ya şiddet olayları?’ Dediğinizi duydum resmen! Evet evet daha yıllardır engel olamadığımız cinayetler… Peki hayvanlara verilen zararlar… Hiç bir olay hafifle alınabilecek gibi de değil. Desek ki bunu sonra düşünelim; sonrası yok! Can’a kıyılıyor ötesi, ilerisi olabilir mi ? Yanarken boğulmak değil de ne ? Seller basıyor bir yanımızı, sular altından zorla çıkarılan hayva...

Bazılarına Haberler Ulaşmıyor

Resim
 Her yer yanarken nasıl içinize sindi sosyal medyanızdaki sofralarınız ? Yemedik mi yedik, evden çıktık, konuştuk devam ettik kabul ama bir tarafta can’lar yanarken kahkaha atamadık, içimizden gelmedi komik şeyler paylaşmak. İnsan olmak bu değil midir ? Biz ‘biz’ isek bir yanımız kan ağlarken nasıl oldu da bu kadar duyarsız kalabildik? Varmış öyle duyarsız kalabilenler benim çevremde de. Hayretler içerisinde gördüm paylaşımlarını, bir yerden sonra bakmadım da zaten. Ne yapayım ne yediğini ne içtiğini ? Elimden gelen bir şey var mı diye bakarken senin paylaştığın fotoğraf sinir etmekten başka bir şeye yaramadı.  Ha şahsi hesaptır bana ne, kime ne ?  Kendi can’ı yansa bana ne der miydi orası meçhul… Bizler çoğu videoyu izleyemez iken, orda yaşayanlarla empati kurabildik mi mesela ? Elinden gelen, gidebilen gitti ne güzel! Gidemeyen dua etti mi mesela ? Köyceğiz taraflarında oturan arkadaşıma sadece nasıl olduklarını sordum aldığım cevap üç gün ağlattı. Çok şükür kontrol alt...

Okudum: Kendine İyi Davran Güzel İnsan

Resim
 Beyhan Budak. Arkadaşlar Beyhan Budak’ın ilk kitabını da bugün itibari ile bitirmiş buluyorum. İkinci kitabını daha önce okumuş ve sizinle paylaşmıştım. Sırayı neden bozdum? Çünkü ilk kitabı bulmak gerçekten zor oldu. Fark eder mi? Bence etmedi.  İlk kitapta da söylediğim gibi bu tarz kitaplar için yorum yapmak ne haddimize ? Mesleğine yıllarını vermiş bir insanın bilgi ve tecrübeleri ile yazdığı kitap için şöyledir böyledir demek ayıp gibi geliyor bana. Eleştirmen olmadığım için :) Kitap eleştirmenlerinin işi o, onların yaptığı ile benim yapmamın aynı olması beklenemez. Kaldı ki bu kitabına da bayıldım!  Diğer kitap da çok eğitici ve öğreticiydi. Ama bunu biraz daha çok sevdim. Kendimizi anlamamız için ilk adımları bu kitapla atmış çünkü. Kendimize psikoloji defteri yapmamız için yönlendiriyor, almamız gereken notlar ve cevaplamamız gereken soruları kapsıyor.  Kendi hastalarından ve kendi hayatından verdiği örneklerle evet yalnız değilim demene yardımcı oluyor. Bey...

Okudum: İnsan Olmak

Resim
 Yazar: Engin Geçtan Öncelikle kitabı çok övdüler! Övmeyin işte, beklentim çok yüksek başladım okumaya. Heyecanla bekledim, sabırsızlandım ve beklediğim kadar olmadı. Övülen kitapları okumak, övülen filmleri izlemek işte bu yüzden tehlikeli.   Neyse kitaba gelelim, haddim değil olumsuz yorum yapmak sadece bakış açımı belirtmek istiyorum. Çok faydalı bir kitap net! Bölüm bölüm başlık başlık ve detaylı ele alınmış fakat psikolojik bir kitap olduğu için sindire sindire ve sakin bir kafa ile okumak lazım. Toplu taşımada okunmuyor, kesin bilgi :)  Kaygı nedir insan neden kaygılanır ? Ölüm ile yaşam nedir insan neden etkilenir ? Gibi konu konu detaylıca anlatılmış. Altı çizilerek okunası cümleler var. Akıcı da bir dile sahip. Fakat bana biraz ağır geldi sanırım.  Kendisine öz eleştiri yapan arkadaşlarıma öneriyorum, mutlaka sakin olduğunuz anlarda okumaya çalışın derim :) Psikolojik kitap sevdiğimi biliyorsunuz, şuan başladığım da bu tarz bir kitap ama bana biraz daha...

Kutlu mu Olsun Gerçekten ?

 Günlerdir elim girmiyor bu yazıyı yazmaya... 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü, kabul. Ama ne kadar ? Hepimiz biliyoruzdur duymuşuzdur bugünün ne anlama geldiğini. Emekçi kadınlara ithaf edilen bu gün için biçilen değer düşünüldüğünde bir de yapılan ve olanlar düşünüldüğünde kadınlar günü hariç her şeyin günü gibi.  Duyduğumuz ve duymadığımız haberler, yaşananlar kadınların başına gelen ve getirilenler... Yakın tarihten bahsedelim, akşamında 92 yaşında bir kadına tecavüz edildiğini duyduk, 10 yaşında bir çocuğun rahatsız edildiğini, bir kadının eski kocası tarafından sokak ortasında çocuğunun gözleri önünde şiddet gördüğünü duyduk... Bu konularda hep şunu düşünüyorum, görünenden, duyulandan fazlası olduğuna maalesef eminim.  Taciz, tecavüz, şiddet, şehit... bu haberlerde bilmediğimiz niceleri var kim bilir. Ne üzücü ! Evet insanız evet sürekli düşünerek yaşayamıyoruz ama düşünmeden elimizden geleni yapmadan da olmuyor, olmamalı! Kadınlar günümüz kutlu olsun tamam olsun a...