Kurumsal Hayatta “Hemen”in Anlamı


 Kurumsal hayatta da gerçek hayatta da çok kurtarıcı,

karşı taraf için ise zaman zaman sinir bozucu bir kelime:

Hemen.

Hemen bakıyorum.

Hemen çıkıyorum.

Hemen geliyorum.


Zaman kavramını esnetmesiyle meşhur,

anlamının çok ötesine geçmiş bir kelime.


Bu cevapla üstesinden gelinmeyecek konu yok.

Size bir şey mi soruldu?

“Hemen ilgileniyorum.”

Sizden bir şey mi istendi?

“Hemen yapıyorum.”

Bir mail mi atılacak?

“Hemen gönderiyorum.”

Arkadaşınızla buluştunuz ama hâlâ hazır değil misiniz?

“Hemen çıkıyorum.”

Böylece ne olur?

O soru unutulur.

O iş yapılmaz.

O mail atılmaz.

O arkadaş saatlerce bekler.

“Hemen gönderiyorum” denilen hiçbir mail hemen gelmez.


Bu cümleyi duyduğum anda içimde hafif bir gerilim oluşuyor.

İlginç olan şu:

Aynı kelime, kimin söylediğine göre anlam değiştiriyor.

Sen söylediğinde anlamlı.

Sana söylendiğinde anlamsız.


Bir bilgi mi toplanıyor?

“Hemen yanıtlayacağım.”

Büyük ihtimalle yanıt gelmeyecek.

Ama bir noktada konuşmanın da bitmesi gerekiyor.

Ve o sihirli kelime devreye giriyor:

Hemen.

Aslında zaman kazandırmak için kullanılıyor

Ama çoğu zaman zaman kazandırmıyor, sadece erteliyor.


Yerinde kullanıldığında hayat kurtarır.

Ama sürekli kullanıldığında güven sarsar.

Hatta sürekli kullananların bir lakabı bile olabilir:


“Hemen.”



Kurumsal hayatın kendine ait bir dili var.

Ve bu dilde “hemen”, kıymetli ama tehlikeli bir kelime.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merhaba Sevgili Günlük

Okudum: Kalk Yerine Yat

Kendime Ben Lazım