Okudum: Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
Ben geldiiim. Blog yazılarımı okuyanlar bilir, bilmeyenler için belirteyim ben Gülseren Budayıcıoğlu'nun tüm kitaplarını severek okuyan birisi olarak 'acaba' ile başlayıp 'keşke bitmeseydi' diye bitirdiğim bir kitap oldu. Sürekli kitaba bakıp bakıp bırakıyordum. Şüpheliydim, ön yargılıydım ve sevmemekten korkuyordum. Ben sevmeyeceğim bir kitaba başlamaktan çok korkuyorum. Çünkü kitap yarım bırakamama huyum var. Zorla okuyup bitiriyorum sevmesem de maalesef. Sevmediğin kitabı okumak sevmediğin yemeği yemek gibi. Belki daha da zor, süreç daha uzun çünkü. Neyse ilgili kitaba başladım ve başladığım anda seveceğimi anladım. Gülseren Budayıcıoğlu'nun tarzından farklı olarak o konuları parça parça karışık ele alırken Gary konu konu ele almış. Bir hastanın hikayesini tek seferde anlatmış. Hangisi daha iyi diye sorarsanız bana ikisi de güzel geldi. İki şekilde de severek okudum. Çok dağılmayım derseniz Gary'i sizi mutlu edebilir. Kariyerinin en başından, gelişim aşa...