Sevgililer Günü mü, Sevgi Günü mü?
Bir gün mü, her gün mü?
Önceden çok önemsemediğime kendimi inandırmaya çalışsam da aslında önemsediğim bir gün bu. Çünkü ben özel günleri seven biriyim. Doğum günlerini de, sevgililer gününü de.
Evet, her gün seviyoruz. Ama her gün neden sevdiğimizi söylemiyoruz. Günün akışında “seni seviyorum” cümlesinin altını doldurmak çoğu zaman aklımıza gelmiyor. Konfor alanımızda kalıyoruz, rutine teslim oluyoruz.
Oysa güzel cümleler duymak da kurmak da iyi geliyor insana. Hissettiklerimizi tarif etmeye çalışmak bir lüks değil, ihtiyaç.
Özel günlerde biraz daha özenli kurulan, biraz daha süslenmiş cümleler hepimize iyi geliyor.
Çiçek, çikolata, küçük bir hediye… Belki bir yemek yapmak, belki yeni bir tatlı denemek. Ya da sadece oturup gerçekten sohbet etmek. Hepsi olur. Yeter ki bir yol seçilsin.
Büyük hediyeler beklenti yaratabilir ama küçük ve naif ifadeler daha içtendir. “Önemsemiyorum” diyen de, önemseyen de aslında mutlu olur. Kadın da erkek de.
Bugün iş yerinde müşterilerin birbirine “sevgiyle geçsin gününüz” dediğini duydum. Küçük ama sıcak bir cümleydi.
Her gün bir anı elbette. Ama bazı günler, biraz daha iz bırakıyor.
0 yorum