Mutlu Bayramlar


 Sağlıklı ve mutlu bayramlar.


Ben küçükken gurbette yaşadığımız için bayramlar çok kısa sürerdi.

Sabah aile büyükleriyle telefonda bayramlaşma, varsa mahalledeki büyükleri ziyaret… ve kapanış.


O zamanlar hep özenirdim:

Akrabalarımla aynı şehirde yaşasak, bayramlar ne güzel olurdu diye.


Şimdi aynı şehirdeyim.


Ama dönüp baktığımda en güzel bayramlar, o zamanlarmış.

Öğleden sonra balık tutmaya gittiğimiz bayramlar.


İnsanın en kıymetli şeyin sağlık olduğunu anlaması için illa birilerini kaybetmesi gerekmese keşke.

Çünkü bunu yaşamayan birine “şükret, sağlıklısınız” demek yeterli olmuyor.


Bu duygu anlatılmıyor, hissediliyor.


“Bu bayram gelmediler…”

“Bu bayram gezmeye gittiler…”

“Bu bayram çalışıyorlar…”


Hepsi birbirinden geçerli sebepler.


Yeter ki telefonun ucunda olsunlar.


Sevdiklerimize sitem etmeden önce varlıklarına şükretmek ne kadar kıymetli.


Bunu söyleyince insan kendini biraz “sıkıcı” hissediyor.

Çünkü çoğu zaman insanlar yaşamadığı duyguyla empati kuramıyor.


Bir yandan güzel bir şey bu.

Ama bir yandan da üzücü.


Çünkü o empati eksikliği, sevdiklerimize sitem olarak dönüyor.


Oysa “Allah kavuşmaz ayrılık vermesin” ne kadar derin bir dua.


Ben her bayram balık tutamadığımda bir eksiklik hissediyorum.

Konu aslında balık değil.


Konu, o zamanlar.


Büyük şehirde olmayı hayal ederdim.

Şimdi ise tekrar küçük şehirde olmak istiyorum.


Hani şu sorular vardır:

“Ne zamana dönmek isterdin?”

“En mutlu olduğun zaman ne zamandı?”


Benim cevabım hep aynı:

Büyüdüğüm şehirdeki zamanlar.


Şimdi bayramlar biraz daha zor geçiyor.


Bir yerden bir yere gitmek bile zor.

Bayram ziyaretleri için ekstra güç gerekiyor.


Ama yine de…


Sağlıklı, kahkahalı bayramlar dilerim.

Sevdiklerinizle birlikte.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merhaba Sevgili Günlük

Okudum: Kalk Yerine Yat

Kendime Ben Lazım