Güçlü Olduğu İçin Değil, Güçlü Olmak Zorunda Bırakıldığı İçin

 Kadın…

Evlat, arkadaş, çalışan, anne…


Aynı anda birden fazla sorumluluğu beraberinde getirmesiyle bilinen o kelime.


Kadın…


“Güçlü” kelimesinin yanında en çok kullanılan kelime.


Kadın…


Evde eşyaların yeri sorulur, ortamı yumuşatması beklenir, iyi çocuk yetiştirmesi beklenir. Temizlik yapması zaten konuşulmaz bile, doğal bir görev gibi görülür. İyi bir çalışan olması beklenir, iyi bir arkadaş olması beklenir.


Bir şey açıklanacaksa kadın açıklamalı, yemek yapılacaksa kadın yapmalı.


Ama ağır kaldıramaz.

Futbol sevmesin, çok “erkeksi” bulunur.

Erkek gibi konuşmasın.


Erkekler dağınık olabilir ama kadın düzenli olmalıdır.


Beklentiler çoğu zaman kadına yöneliktir. Erkekleri çoğu zaman olduğu gibi kabul ederiz. Bir beklenti dile getirildiğinde ise çoğu zaman şu cümleyi duyarız:


“Ama o erkek.”


Kadın ise çoğu zaman erkekle kıyaslanır. Kadının yapıp yapamadıkları, çoğu zaman erkeklerin yapabildikleri üzerinden değerlendirilir.


Küfür kadına yakışmıyor da erkeğe mi yakışıyor?


Yemek yapmak ne zaman kadının görevi oldu?


Futbol çıktığında kim dedi kadınlar sevemez diye?


Bir de sürekli yanına eklenen o kelime var:


Güç.


“Güçlü kadın.”


Peki hiç “güçlü erkek” diye bir tanımlama duyuyor muyuz?

Ben pek duymadım.


Belki de kadın güçlü olduğu için değil, güçlü olmak zorunda bırakıldığı için bu kelime onun yanına ekleniyor.


Son yıllarda bir de eril ve dişil enerji konuşmaları hayatımıza girdi. Kadın nasıl davranmalı, dişil enerji nasıl yükselir, tartışma olduğunda kadın ne yapmalı…


Bu içerikler milyonlarca kez izleniyor.


Ama erkeklerin ne yapması gerektiği neden bu kadar konuşulmuyor?


Belki de cevap basit:

Kadınlar kendini geliştirmeye, düzeltmeye, öğrenmeye daha yatkın.


Bu yüzden araştırıyoruz, öğreniyoruz, konuşuyoruz.

Her yerde varız.

Her masada varız.


Kadınlar Günü aslında bir grevin ardından doğmuş bir gün. Ancak bugün çoğu zaman amacından uzak bir şekilde kutlanıyor gibi geliyor bana.


Gücümüzü ispat etmeye çalışırken, sahip olduğumuz bu günü bir lütuf gibi değil; hak edilmiş bir gün olarak hatırlamayı tercih ederim.


Kadın olduğum için, kendim olduğum için,

Fenerbahçe’yi kadın olarak sevdiğim için,

kendi tercihlerimin farkında olduğum için,

yapabildiklerim ve cesaretim için kendimle gurur duyuyorum.


Yanımda olan ışıl ışıl kız arkadaşlarımla gurur duyuyorum.


Beklentiler bazen yorabilir, bazen sinirlendirebilir. Ama bütün bunların içinde var olmaya devam eden tüm kadınlarla gurur duyuyorum.


İyi ki varız.



Yorumlar

  1. evet yaaa erkekler yüzünden kadınlar güçleniyor :) sonra da güçlü kadın erkeğe ihtiyaç duymayabiliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendimize yetmek bize yakışıyor be Deep :)

      Sil
  2. Güçlü kadın- Güçlü erkek Sayfalarca yazılabilir. "İnsan" olarak değerlendirdiğimizde çok şeyin farkına varacağız. Kadınlara maddi manevi ne çok yük yüklemişiz.
    Sevgiyle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendimizi fark etmemiz de 30ları buluyor maalesef ama olsun. Çok güzeliz sonuç olarak :)

      Sil
  3. Bende bir dağ bulup dinlenmek isterdim ama bu hayat bize güçlü durmak zorunda olduğumuzu kafamıza vura vura öğretti.

    YanıtlaSil
  4. Zorunda olmak çok kötü bir şey ya insan bir şeyi zorunda kalmak hissi acı verir insana

    YanıtlaSil
  5. Kadınlar gününüz kutlu olsun nice senelere

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merhaba Sevgili Günlük

Okudum: Kalk Yerine Yat

Kendime Ben Lazım