Robot Süpürge
Siz hiç robot süpürge olmak istediniz mi?
Ben geçen gün istedim.
Bayağı bayağı istedim.
Şakasız.
Yorgun olduğum ve işe yetişmek zorunda olduğum bir gün evi süpürüp çıkmaya çalışıyordum. Önce normal süpürgeyle süpürdüm, kalanını da robot süpürgeye bıraktım.
“Bir de sen gez evi,” dedim.
Bir süre sonra bir uyarı geldi:
“Engelleri kaldırıp tekrar dene.”
Tam cümle bu değildi belki ama ben öyle duydum.
Ve bir an kıskandım.
Ne güzel.
Engel mi var?
Kaldırılmasını bekliyor.
Kaldırılmadı mı?
Eve dönüyor.
Biz öyle miyiz?
Değiliz.
Engelin boyutuna bakmadan önce bir kaldırmayı deneriz. Olmuyorsa oldururuz. Bir şekilde hallederiz.
Sonra da bunu başarı olarak görmeden:
“Benim yerimde kim olsa aynısını yapardı.”
deriz.
Hayır.
Kim olsa aynısını yapmazdı. Sen yaptın.
Robot süpürge ise bir sehpanın ayağını geçemedi ve geri döndü.
Diğer tarafa da yönelmedi bu arada.
Amaç odaklı bir süpürge diyebilir miyiz, ondan da emin değilim. :)
Bir yandan sinirlendim:
“Engelleri kaldıracaksam zaten ben süpürürüm kardeşim.”
Bir yandan da düşündüm.
Belki de biraz robot süpürge gibi olmayı öğrenmek lazım.
Her engeli aşmak zorunda değiliz.
Her şeyi oldurmak zorunda değiliz.
Bazen “bu yol şu an olmuyor” deyip geri dönmek de bir seçenek.
Ben bunu henüz tam yapabiliyor muyum?
Hayır.
Ama robot süpürgeden ders çıkaracak kadar aydınlandım.
Engelleri kaldırın, haber verin. Ben kahve içiyorum. :)
Şaka bir yana…
Herkesin neyi, nasıl ve ne kadar yapabildiği değil; bizim önümüzde duran şeyi aşabilmemiz bizim için başarı.
Robot süpürge için sehpa ayağı neyse,
bizim için de bazen küçücük görünen bir engel aynı şey olabilir.
Ve evet…
Bazen o sehpanın etrafından dolaşmak da gayet iyi bir çözümdür.
Yorumlar
Yorum Gönder