İnsan Neyi Özler ?
İnsan neyi özler?
Geçmişi mi?
Sevdiği şehri mi?
Okulunu mu?
Neyi özler insan? Geçmiş zamanı mı, geçen zamanını mı?
Eskiyi anarken zihnimizde hep anılar canlanır. “Fırsatın olsa hangi zamana dönmek isterdin?” sorusunun cevabı da genellikle geçmişten gelir.
Peki neden?
Geçmiş gerçekten çok güzel olduğu için mi, yoksa geçtiği için mi?
Yaşarken çok da eğlenmediğimiz bazı anılara yıllar sonra gülmemiz biraz tuhaf değil mi?
Belki de özlediğimiz şey geçmişin kendisi değildir.
Belki de özlediğimiz, geçmişteki kendimizdir.
Geçmişteki Özgül.
Sıfır sorumluluğu olması gerekirken kendine sorumluluk yükleyen Özgül.
Şimdi dönüp bakınca gülüyorum. Üniversitedeyim, hayatımın en sorumsuz olması gereken yılları. Evdekilere yük olmayayım diye bazen yol parasız kalıp yine de para istemediğim zamanlar olmuş. Kimse bana para isteme dememişti. Hatta istemediğim için kızmışlardı.
Özlediğim şey para istememek değil elbette.
Özlediğim şey, o zamanlar bana ağır gelen yüklerin aslında yük olmadığı günler.
Biraz daha geriye gideyim.
Didim’deyim.
Babamla balık tutuyoruz. Ya da tutamıyoruz, oraya çok takılmayalım.
Babam oltaları atmış, biri de benim oltam tabii. Balık vursun diye beklerken ben etraftan dağ çileği topluyorum.
Düşündüğümde fark ediyorum ki özlediğim şey balık tutmak değil.
Özlediğim şey o zamanki ben.
Sorgusuzca gülen, geleceği bu kadar düşünmeyen, zamanın geçmesinden korkmayan ben.
Özlemek galiba hep bizimle yaşayan bir duygu.
Dünü bile özlüyoruz.
Neden?
Belki bilinmeyenden korkuyoruz.
Belki anın içinde kalmak zor geliyor.
İnsan bilmediği şeyden korkar. Biz de şu an ne olacağını bilmiyoruz. Ama zaman geçer geçmez, az önce yaşadığımız anı özlemeye başlıyoruz.
Oysa şu an da bir gün özlenecek.
Bu yüzden belki de mesele geçmişe dönmek istemek değil.
Şu anın kıymetini biraz daha fark etmek.
Çünkü dönüp baktığımızda özlediğimiz şey çoğu zaman şehirler, okullar ya da anılar olmuyor.
Kendimiz oluyoruz.
Peki siz neyi özlüyorsunuz?

Yorumlar
Yorum Gönder