‘Bilginize’


 Gerçekten biliniyor mu?

Maillerin ve mesajların sonuna eklenen,
ama çoğu zaman önemsenmeyen o kelime.

Bir mail atılır.
Sonuna eklenir:

“Bilginize.”


O mail okundu mu?
Baştan sona bakıldı mı?
Okunduysa da önemsendi mi?

Bilinmez.

Ama yazılmıştır.


Mesaj atılır, yine aynı kapanış:

“Bilginize.”

Sanki yazınca herkes gerçekten bilgi sahibi olmuş gibi devam edilir.


Sonra bir gün…

“Bu konu hakkında bilgim yoktu.”

Ama yazmıştık.


Bu durumun en tanıdık hali şu:

“Mail attım.”
“Görmedim.”
“İleteyim sana.”

İletme.
Gerçekten iletme.

Bir kere de bilgilenmemiş olayım :)


Bir keresinde ilgili bir konuda herkese mail attım.
Onayını aldım.
Yetmedi, çıktısını alıp ürüne iliştirdim.

Sonra ne oldu?

“Bilgi olmadığı için işlem iptal edildi.”


Böyle zamanlar biraz gergin zamanlar oluyor. Tepkini de kontrol altında tutman lazım.

Önce sakin sakin ararsın.
Açılmaz.

Sonra en iyi bildiğin şeyi yaparsın:

Yazarsın.


O mailler vardır.

Kibar ama net.
Resmi ama mesajı açık.

Mail dilini bozmadan,
satır aralarında kibar bir şekilde  “bir daha bakalım” dediğin. 


Telefonu açmayan kişi, o mailden sonra seni aramak zorunda kalır. Maille kızmak çok zor :)

Bilginize.


Aslında mesele şu:

Emek verip yazdığın bir şeyin okunmaması,
biraz kırıcı.


Ama bir süre sonra alışıyorsun.

Maili gönderiyorsun ve içinden geçiriyorsun:

“İyi ki bilginize yazdım.” Çünkü onu yazdığın için çözmüş oldun okunmama sorununu :)


O kadar çok mail akışı var ki,
insan artık mesajın zamanını bile hesaplıyor.

“Acaba şu an görür mü?”

Çünkü altta kalan mailin suçu yok.


Kibar olmak için yazılan kapanışlar var.
Ama her zaman aynı etkiyi yaratmıyor.


Bilgilerinize.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Merhaba Sevgili Günlük

Okudum: Kalk Yerine Yat

Kendime Ben Lazım