Kayıtlar

Haziran, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kendinizi Mutlu Edin

Bugün size bahsetmiştim ya 'kendinizi dinleyin' diye... Dinleyin, kendinize zaman ayırın ve kendinizi odullendirin ufak ufak... Mesela neleri seviyosaniz onları yapmaya çalışın. Ben parkta yurumekten ve çimlerde oturmaktan mutlu oluyorum ve buna zaman ayırıyorum.bazen 10 dk bazen 45 ama illaki kendimle kalıyorum. Hatta günde iki saate yakın bir vaktim yolda geçiyor, buara kitaplarım yok, enn kısa zamanda kitap alıp, okumaya baslamam lazım. İşe giderken ve işten dönerken yapılabilcek en güzel şeyler arasında. Mmm... Bide müzik! Ruhun gıdası! Her parçayla farklı hayallere gitme gibi bir huyum var... Kendimizi iyi tanımalıyız...

Kendini Önemse !

Resim
Sen kendini önemsemezsen, kimse seni önemsemez! Seni sen tanırsın... Benden çok, ondan çok! Birileri konuşacak, yorum yapacak senin ve hayatın hakkında. İzin verme! İzin verme ki kendini yönlendirme. Kimse bilmez senin aslında ne düşündüğünü, neleri gerçekten sevdiğini, neleri gerçekten samimi bulduğunu. İnsanlar sadece konuşmak için konuşur, sen kendini dinle...

Canım İstanbul/ Canım Ülkem

Bugün yabancı uyruklu bir musterim özellikle İstanbul haberini okumak için gazete istedi. İster tabi, nerdeyse bütün sosyal medya kapalı, hatta  internete erişim olmayınca ne yapsın? İnsanlar yazmasın fikrini, yazmayınca dusunemiyor ya çünkü (!) Öfkeyle de çözülmüyor sakinde. Hiçbir şekilde cozulemiyor... Yine kaç ocak söndü, kaç hayal yitirildi, kaç aile, kaç seven perişan oldu... Bize yine kalan acılarını paylaşmak... Ne kadar acı bu yazıda ki 'yine' ... Canım İstanbul... Canım ülkem... Vicdansizliklar bizi uzuyor, bizi parçalıyor... Nasıl yureksizlikler... Yine çok  üzüldük... Bitsin artık bitsin! Canımız canlarimiz yanmasın... Bir adım sonrası için korkmak bitsin.acaba'lar bitsin...

Sabah Uyanması

Ne kadar erken uyanırsak o kadar uzun, o kadar dolu geçer günümüz. Aslında uyumayı çok severim! Sabahları da zor uyanırım :) ama zorla da olsa uyandığımda bissuru işimi halledebiliyorum. Ama işe gelmek için uyanmak ne kadar zor yinede.hele kışları o sıcak yastıkla vedalaşmak çok hüzünlü değil mi ya :)

İs Yerindeki Egolular

Su ego meselesini de bi otobüs kartı olarak onaylıyorum. İş yerinde, ortamlardaki egolar beni benden alıyor. Neyin egosu, kime egosu yani. Arka cepte bırakılacak su egolar elden, dilden, halden dusmediginde bana bi sinir geliyor. Mesela iş yerlerindekiler. Gorevi neyse ne, çizgini bozmadan evet ama insanları da hor görmeden çalışsan ne olur ?! Sonuçta işi sevgiyle yaptırmak en güzeli bence. Birisi biseyi yapıyorsa korkudan veya size söylenerek değil de size ve işine saygısından yapsa güzel olmaz mı ? İnsanlar aynı ortamda bulunmak zorunda kaldıklarında illaki huzur isterler en başta. Huzur da anlayışla, hoşgörüyle var olur. Eğer kendisini tepede goren birileri olursa diğerleri diken ustunde durur. Hoş mu ? Tabiki hayır. Yapılan iş ne olursa olsun sevilerek yapılınca en güzeli, en kiymetlisidir. Manav mısın? İşini severek yaptığında mutlu olursun, Mudur musun personel sana saygı duyduğunda başarılısın, Kasap mısın işini ciddiye aldığında en iyisisin. Saygı olsun, hoşgörü olsun b...

Yazarak Dertlesmek

Yazmak... Ne kıymetli şey! Her gün değil, her duygu yoğunluğu yaşadığım gün alırım elime kalemi... Kendime bile anlatamadıklarım çıkar ortaya. Yazmak harika rahatlama yöntemlerinden biri. Bazen küçük küçük kağıtlara yazar atarım, sırf hirsimi alıyım, o an icimdekini dokeyim diye. Bazen sayfalarca yazarım defterime, sonra dönüp okuduğumda o günü baştan yaşayabilirim. Ama birkaç gün sonra değil belki aylar belki yıllar sonra. En güzel en güvenilir ve en masrafsız terapi: yazmak! En güzel dertleşme yöntemi. Kimseye guvenemedigimiz su dönemde hele! Bizler biseylerden hırsımızı alamadigimizda paylaşma ihtiyacı duyarız. Karşımızdaki her zaman iyi niyetli olmayabiliyor.en güvenilir dertleşme olarak yazmak kalıyor. Ne kötü dusunur, ne birine anlatır, ne art niyet besler.aksine hırsını alır, yatıştırır... Yazmak ne güzel dertleşmedir öyle...

Sezon Finalleri ve Kiralık Aşk

Sevdiğimiz televizyon programlarındaki sezon finalleri tam bir sinir bozucu degil mi ya ?! Sen haftanın belli gününü ona ayır; iznini, misafirini, misafirligini hatta uykunu, ama sezon finali gelsin :) Ozlemeler bizim işimiz ya hani ondan :) Bende 'Kiralık Aşk' sevenlerdenim. Zaten çok dizi takip etmem, bir en fazla iki. Bazılarını reklamlarla ve sosyal medyaya izlemiş kadarım zaten :) mesela Poyraz Karayel'in repliklerinden sonra izlemeye başladım. Baktım ki ben zaten replikleri ile baya baya izlemişim diziyi :) Neyse dün de Kiralık Aşk'ın sezon finalinde bir kere daha sinir oldum ki Turk dizilerimizin  olmadık yerde ara vermiş olmalarına. İyi hoş Defnecige itiraf ettirdin de sezon finalinde mi ettirdin yani. Şimdi her kafadan bir yorum; - kesin biri hayır dicek - kesin düğün iptal - kesin Ömer biliyor gerçeği ... Her TV izledikce düşün dur. Ama olsun şu günlük stresin arasında böyle tatlı dizi yapmış olmanız bile çok güzel. Siz yinede insafsizli...

Arkadan Konuşmalar Neden Var ?!

Birbirlerinin arkasından konuşup yüzüne gülen insanlar size de merhaba. Tatattammm :) Havaların ısınmasıyla daha da gün yüzüne çıkan bu tavırlara nasıl sinir oluyorum nasıl! Arkadaş neden sevmediklerinizle sohbet edip edip daha adam köşeyi dönmeden laf etmeye başlarsınız ki.hayır bunları gördükçe konuşmak değil muhattap olup selam vermeye cekiniyor insan.e başkasına yapan size de yapar neticede. Sonuçta sizde onun için başkasısınız! Ah bu arkadan konuşmalar sanki +5 point!  Hayır bide lafa gelince hepimiz sinir oluyoruz, hiçbirimiz sevmiyoruz.e neden var bu arkadan konuşmalar ?! Güven artık 'tek kullanımlık' bile değil! Güven son tüketim tarihi gecen kelimeler arasında yerini aldı aldı...

Çekirdek ve Sakız

Her şey tamam ama şu çekirdek ve sakız olayına çok sinir oluyorum. Bu ikisini bulana cidden söyleniyorum. Ne gerek vardı da çıkardın şunu ?! Herkes benim dusundugum gibi illaki dusunmuyor ki ortada konuşarak çekirdek citleyen ve sesli sesli sakız çiğneyen topluluklar var. Ben cidden tahammül edemiyorum bu ikisine, sınırlar aşıldıkça. Yolda, otobüste pat pat sakız neden çiğnenir. Faydası olan bir şey evet ama evde çiğne mesela. Veya hem bir şey anlatıp hem çekirdek citlemek nedir heyecanla ?! Her buluş bi anlamlı ama bu ikisine prospektur lazımmış.  'Çevrenizdeki insanları rahatsız etmeyin' Bi itici bi sinir bozucu ikili çekirdek ve sakız!

Zaman

Zaman geçiyor aslında, öyle ya da böyle geçiyor... Bazen saate baka baka...Hiç geçmicekmiş gibi...'Bugün de biter mi be' diye düşündürerek... Öyle ya da böyle işte... Ama ne olduğunu anlamadan geçiyor...bir kısmımız için en azından... Günü kurtarmaya çalışanlar için...belki ben de dahilimdir bu gruba.çünkü insan düşüncelerinden kaçarken zaman gecsin istiyor.geçmesin dedik de ne oldu ?! Durdu mu en durmasını istediğimiz yerde ? Veya geri almak istediğimiz yere gidiyor mu? Bari gecsin de dusundurmesin bizi.  Genelde iş+uyku yapmaz mıyız?! Neden?! Neden olacak, düşünmemek için... Sonra arada bir "bugün ayın kaçıydı" diye dusunurken dün gibi hatırladığınız şeylerin çok uzağına dustugunuzu farkedersiniz. Oysa sizin için dün'den de yakındır... Oysa sizin için geçmeyen noktalar vardır... Oysa sizin oracıkta kaldığınız an'lardan uzaklaşmıştır takvim yaprakları... Dusundum de evet zaman geçiyor ama sadece geçiyor işte...evet ilerliyor bir şekilde ama...

Peki Boş Elkart/Egokart Taşıyanlar ?!

Bugün başıma gelen bir olay; kartında yetersiz bakiye bulunan genç, "kartınız var mı?" diye sordu, herkesin kartı olduğunu bildigi halde.illaki var ki bindik dimi ?! Neyse işin detayını bosverelim yoksa içinden çıkamayız :) Bir gönüllü kartını kullandırdı ama gencin cebinde parası da yokmuş. Neyse genç iki-üç durak sonra indi.peşinden bir beyfendi otobüse seslendi "vermeyin bu gence kart falan, bana da denk geldi hep boş kartla geziyor" dedi. Haydaaa! Resmen mimlenmiş resmen! Şimdi insan düşünüyor, kime nasıl guvenecegiz, iyi niyetin kullanılmaları her alanda devam ediyor... Belli bir grup böyle böyle seyahat ediyor demek ki... Bu insanlar yüzünden gerçekten zor durumda kalanlara da inanamayacağız...

Ramazan Menüsü :)

Ramazan geldi , bitiyor daha anca yazabiliyorum bu konuda :) Olsun daha bitmedi neticede :)  Hepimizin bildiği şeylerden bahsetmek istedim bugün: Ramazan Menüsü! Sabahtan akşama kadar birsuru şey çeker  canımız ama iftarda bir tanesini yiyebilene aşk olsun. Sahurda 3-4 bardak su içip hiç susamamayi hayal edenlerdenim Adana'nın Güneşe yakınlığının tartışıldığı bu günlerde hemde :) Hele gün içinde iftarda ne yesem planı yapıp yapıp bir çorbayla doyanların en önde gideniyim desem yeridir. Bir yandan da üzülüyorum, Ramazan menusu hazırlayıp hazırlayıp yiyememek... Canın çekiyor ama istemiyorsun... Ramazan ayının en sevdiğim yanı iftar saatleri yinede.Yemek saatlerini beklemek çok hoşuma gidiyor...normalde gün içinde istediğimiz saatte yerken ister istemez beklenti olmuyor, ama ramazan da tadı başka.yemeğin çeşiti değil saatti önemli olan.o saatte herşey tatlı geliyor zaten... Ramazan menüsü aslında nefis menüsü, sabır menusu... Ramazan menüsü aslında birliktelik menus...

Çünkü Tanıdığım Yok Benim!

Resim
Ne zaman hastanede bi işim olsa tanıdıksızlık maduriyeti cekiyorum! Sadece akciğer grafisi almaya geldim yine verdim 50 TL.tanıdığı olanın vermediğini duya gore vermek de ağır oluyor.insani uzuyo bunlar. İlk degil bu tanık olduğum, son da olmayacak gibi maalesef.su rapor paralariyla iş kursam olurmuş, abartacak olursak eğer... Nereye gidersem gideyim madur taraftayim çünkü tanıdığım yok benim! Sıra bekliyorum çünkü tanıdığım yok benim! Rapora para veriyorum çünkü tanıdığım yok benim! Doktor çok ilgilenmiyor çünkü tanıdığım yok benim! Sonra neden sinirlisin, neden agrasifsin?! Benim gibi guleryuzlu insanı uzun ama kimsenin hakkı kimsede kalmaz.böyle yani! Ki kaldiki yanimdaki son nakit olabilirdi.veya hiç parası olmayan ne yapsın! Neyse ne kadar şikayet de etsek konussak da böyle devam ediyor. Sağlık raporu demek para demek.parası olmayan yeltenmesin.

En 'Baba' Gün

Baba... Ne güzel kelime, ne ayrıcalıklı... İnsan 'baba' demeyi ozleyince anlıyor ki sorumlulukları artmış, büyümüş, yalnızlaşmış... Her baba özeldir...Her baba kahraman! Farkında olmadan yukleri alır sirtimizdan, alır yalnizligimizi...varlığıyla güç'tur baba! Sen hiç farkında bile olmazsın verdiği rahatlığın.kendi halinde sorunlarinla uğraşırken sana destek olur, arkadaş olur can olur! Kimimizin en yakın arkadaşı, kimimizin sessiz soğuk kahramanı. Bazılarımız için açık ozne bazılarımız için gizli, ama ozne! Benim babam hep açık oznem oldu.çok şükür! En yakın arkadaşım, sırdaşım, huzur verenim bazen de öğretmenim. Sesimin renginden moralimi anlayıp destek olanım... Baba'lar önemlidir,özeldir... Babalara sarılmak en en en güzelidir... Varliklarina çok şükür... Anne babalar iyiki varlar...iyiki bizimler... Babam... Her gün babalar günü...

Kendimize Zaman Ayirmanin Yollari Vol:1

Sadece çalışmak değil yaşamak! Çalışıp para kazanarak geçen her gün eksiktir aslında... Her gün en az bir saat kendimize ayirmaliyiz, günün stresini atmali kendimizi odullendirmeliyiz 📌 Haketmiyor muyuz bu kadarını ?!  Günün 8-9 saatini hatta kimimiz 12 saatini evden dışarda, çalışarak gecirsin ve vucuduna, beynine odul vermeden ertesi güne geçsin... Bizim kiymetimiz nerde kaldı o halde ?  Ne kadar yoğun olursak olalım günlük vaktimizden ayirmazsak kendimize o kadar sinirli o kadar gergin oluruz. Neler yapabiliriz mesela ?  -Bir saat müzik dinleyebiliriz.  -Yuruyus yapabiliriz. Temiz hava insanı rahatlatır. -Sevdigimiz kitapları okuyabiliriz.başka dünyaları okumak insanı farklılık katar. Seçenekleri her hafta cumartesi cogaltacagim.sizlerle, sizin fikirlerinizle. Ama ne olursa olsun sevdiğiniz şeyleri ertelemeyin.her gun kendinize zaman ayirin. Didim'de her gün sahilde en az bir saat oturur kendime gelirdim.Ankara da başka yollar aradım kendim...

İnsan Sevdigi İşle Mutlu Olur

Bir işi severek yapmak o kadar kıymetli ki... Ne olduğu önemli değil, gerçekten değil. Çoğumuz para kazanabilmek için sevmedigimiz işlerde çalışıyor, koreliyoruz maalesef. Sevdiği işle meşgul sayılı insan mevcuttur... Buyuuuk bir kesim sırf para kazanmak için çalışıyor. Oysa severek yapılan iş ne olursa olsun zaman hızla akıp geçer, yorgunluk bile hissedilmez. Ama şartlar insanı zorluyor işte. şartlar insanı surukluyor ne yazıkki.ne kadar ugrassakta tikanip kalıyoruz bazen...çok iyi biliyorum bu duyguları.gece gece duygusala bagladiysam demek :) ne olursa olsun sevilerek yapılan iş en değerlisi.

Keşke 'selfie' ile Kilo Verilse :)

Resim
Arkadaşlar selfie çekerek kilo verilse şuan sıfır beden olmam lazımdı. Siffir siffir :) Ben ki morali bozulunca fotoğrafla deşarj olan bir insan olarak :) -ki kilo verme yöntemlerini her günnn araştırıp, öğrenip hiç uygulayamayanlardanım. Bence yalnız da değilim bu konuda :) Dimi ?! Her gün baştan baştan zayıflama kararı alıp, 'neyse yarın zayıflarım' ile günü bitiren plancı kişiliğim! Ama selfie ile zayıflandı da ben mi cekmedim :)

Gelmeyen "yaz" Yapmışlar :)

Ankara'ya mi gelmedi bu yaz, yoksa cidden mi gelmedi anlamadım ama yok hani! Gelir gibi oluyor, gelmiş gibi yapıyor sonra bir yağmur! Ya da salı gününe mi özel bu yağmur onu da anlamış değilim! Ama salı'ları severim :) Didim'de olsaydım coktaaan kışı ozlemeye başlamıştım! Abartmiyorum :) Yaz nisan sonu gelir Didim'de çünkü. Haziran da artık çoktan bunalmaya başlarsınız, sıcaktan ve kalabalıktan... Hoş sabah ve akşam serin bir Ankara da güzel..neticede herşeyin fazlası zarar. Ben zaten bahar insaniyim..baharları severim..ne tam sıcak ne tam soğuk! Misss... Olsun yaz gelmeden kışa gecmeyelim yinede! Hala montlari kaldırıp kaldırmamak arasında kalmışlık var bizde.tam kaldırıyoruz hopp soğuk oluyor.Ben tam guvenemedim hala havalara.sıcak gorundugune bakmayın derim :) Dün mesela hirkami almasam kesin çok usurdum.haziran da hırka mi alınır ?! Alınıyor... Şimdilik durumlar böyle :)

Çocukca ile Vicdan

Çocukça diye bir dil var, sadece onların bildiği ve anladığı... Ne masum ne iyiniyetliler.tertemiz kalpli! Küçükken boyle masum insanların buyuduklerinde değişmeleri, içlerindeki iyilik yerine olmayan bir kötülük eklenmesi ailesinden ve çevresinden kaynaklanır. Tüm çocuklar masumdur oysaki, iyi, doğru yetistirildiklerinde parlayarak büyürler, ışıl ışıl... Amaaa öyle çocuklar var ki hırsızlık yapıyor hırsızlık! Senn cocuksun ne biliyorsun çalmayı ?! Kimden ne gördü ne öğrendi... Küçükken anlamsız kelimelerle anlaşanlar buyuduklerinde konuşarak dahi anlaşamaz hale geliyor..  Anlaşılmayan ortamlarda da hırsızlık da olur kavga da huzursuzluk da... Çocuklara önce çocukça anlatılmalı, çevreyle anlaşmanın kolaylığı... Ve bu çok şeyi getirecek beraberinde! Ama yinede ozellikkle hırsızlık anlatilmali! Vicdan anlatilmali vicdan...