Kayıtlar

Mayıs, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

'Senden Önce Ben'

Resim
Hakkında yazılanları fazlasıyla hakeden bir kitap daha okudum sonunda! Doğum günü hediyesi olarak aldığım "senden önce ben" kitabı ne kadar da ağlamalıydı... Sade dili, muhteşem konusu..Bir kitabı bitirdiğimde aklımda kalması çok hoşuma gidiyor. En çok da okurken film izler gibi hissettirmesi! o zaman elimden bırakmadan okuyorum o kitabı. Onlardan bir tanesi de bu kitap oldu. Hala okumayanlar varsa mutlaka okusun derim.

Okul Sıraları Kadar Olsak Yeter

Büyümek diye bir şey var ki, atsan atılmaz satsan satılmaz..biri de çıksa "satılır aslında" dese fena olmaz sanırım. Ne zaman bir ilkokula yolum düşse -tabiki hobi olarak değil, sınavlar sağolsun- okul sıraları kadar olmak isterim.. Şimdi zor oturabildigim, o masum kalplerin çizildiği sıralar... Gönül isterdi ki onlar kadar küçük olabilelim şuan.masum, güven dolu yaşlar! Herkesin herkese inandığı, içtenlik dolu yaşlar.. Sıralara sığmayacak kadar olduğunuzda guvenebilme yeteneğinizi de o sıralarda bırakmak zorunda kalıyorsunuz maalesef.. Ne zaman görsem o sıraları, bi başka duygulanirim..

Biraz Durup Dinlenmek Herkese Lazım

En kaliteli dinlenme biçimidir insanın kendisiyle kalıp, kimseyi duymaması. Zordur bunu yapmak, baya zor hem de! Her kafadan bir ses çıkarken, sessizliği dinlemek güç ister.  Önceden her duyduğunu düşünen, kafaya takan birisi olarak söylüyorum bunu; sadece kendimizi üzmekten başka bir şey geçmiyor elimize. Üzülüyoruz, sorguluyoruz ve cevapsız kalıyoruz. Sonra ?! Sonra zaman geçmiş, bir günümüzü daha geride bırakmış oluyoruz. Peki değiyor mu ? Zaman o kadar kıymetli ki, cevapsız sorularla harcamayla kaybettiğimiz her an biraz daha yoruluyoruz.  Kimseleri duymadan bir kaç gün geçirebiliyorsak ne mutlu ne verimli dinlenebiliyoruz demektir... Evet zor ama bir o kadar da ihtiyaç..

Topuklu Ayakkabı Gerçeği

Biz bayanlar evet biraz değişiğiz!  Ruh halimiz her an değişkenlik gösterebilir. Çok mutlu olduğumuz bir anda sinirlenebilir, sinirliyken kahkahalara başlayabiliriz Topuklu ayakkabılarla aramızda değişken biraz biraz. Kimimiz sevmez, kimimiz bayılır, kimimizde sever ama giyemez :) Giyemez dediğime bakmayın giymek zorunda kalmayalım, koşarız koşar. Sihirli bu ayakkabılar. Bayanları daha şık ve zarif gösterdiği de kesin.. Ne kadar zor olsa da ayakta durmak, alışınca güzel, su çok güzel gelsenize :) Öyle dışarıdan bakarak yorum yapmaya benzemez Topuklu Ayakkabı! Dışı sizi içi bizi misali kendisi. Ayakta durması ayrı dert, acısını belli etmemesi ayrı dert, yürümesinden hiç bahsetmiyorum :) Ama Topuklu Ayakkabı Gerçeği diye de bir şey var; duruşa kattığı zariflik en birinci gerçeği! Dikkat çekiciliği, hoş duruşu verdiği bütün eziyetlere de değiyor işte!